Kampanyalar

nasıl etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
nasıl etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

Kredi Kartı Limitimi Nasıl Artırabilirim ?

Kredi kartı limiti, kredi kartı müşterilerinin başvuru sırasında beyan ettikleri gelire bağlı olarak banka tarafından kredi ilişkisi kurulmak istenen müşterilere alışveriş yapmak veya nakit çekmek için tahsis edilen borçlanma tutarıdır.

Ülkemizde kredi kartı limitleriyle ilgili iki farklı uygulama var. Bunlardan ilki olan kart sahiplerinin sahip olduğu kartların her birine ayrı bir limit tanımlanması, büyük kredi kartı portföyü bulunduran bankaların yeterlilik rasyoları ve diğer kredi polikaları açısından bazı sakıncalar içermesi nedeniyle gün geçtikçe azalsa da, hala tek tük rastalanan bir uygulama. İkinci ve en yaygın uygulama ise, her müşterinin kart sahibi olduğu her bankadan tek bir kredi kartı limiti olması. Müşteriler tek bankadan birden fazla kredi kartı sahibi olsalar dahi, belirlenen tek bir borçlanma limiti vardır.

Kredi kartı limitiniz kredi kartı başvurusu sırasında belgelediğiniz veya beyan ettiğiniz, banka tahsis ekibi tarafından bir şekilde teyidi yapılmış düzenli gelirinize göre belirlenir.

Peki ideal bir kredi kartı limiti ne olmalıdır ? Malesef bu sorunun net bir cevabı bulunmuyor. İdeal kredi kartı limiti, müşterinin kredi kartı kullanımındaki deneyimine bağlı olarak gelirle orantılıdır. Ancak kredi kartı kullanımına yeni başlayanlar için basit bir şekilde açıklamamız gerekirse, optimum kredi kartı limiti, sahip olduğunuz düzenli brüt gelire eşit olmalı diyebiliriz. Düzenli bir brüt geliriniz yoksa, yani bordrolu veya serbest meslek sahibi değilseniz, mütevazi bir kredi kartı limitiyle başlamanız yararınıza olacaktır.

Kredi kartı limiti nasıl artırılır ?

Kredi kartı yasası öncesi bankalar kredi kartı müşterilerinin limitlerini çeşitli algoritmalar ile uygun gördükleri şekilde artırabilirken, yasa ile kredi kartı limit artırımının sadece kart sahibinin talebine istinaden yapılacağına dair bir hüküm getirildi. Bu sınırlamayı müşterilerin onayına istinaden limit artırabileceği şeklinde yorumlayan bankalar; müşterileri telefonla arayıp teyit alarak limit artırımına yöneldiler.

FaksAma bankanız kendiliğinden sizin limitinizi artırmak istemiyorsa, limit artırım talebinizi şahse
n yapmanız gerekecektir. Normal şartlar altında kartın ait olduğu bankanın telefon bankacılığı numaralarını aramanız ve limit artırım talebinizi iletmeniz gerekiyor. Bu durumda maaş ve gelir durumunuzu belgeleyerek size verdikleri faks numarasına göndermeniz gerekiyor.

Belgelerin bankalara faks aracılığı ile iletilmesinde dikkat edilmesi gereken en önemli konu, faksı çektikten sonra mutlaka karşı tarafı arayarak ulaşıp ulaşmadığının teyidinin alınması. Zira ne kadar teknolojik yatırım yapılırsa yapılsın, müşterilerin gönderdiği evrakların, faks üzerinde alakasız başka birine gönderilen evraklarına karışarak kaybolmasının önüne geçilmiş değil.

Karşı tarafın faksı aldığını teyit etmesinin ardından, limit arttırım talebiniz ilgili birim tarafından kredi kartıyla yaptığınız harcalamalar, borç ödemeleri
niz ve KKB'deki size ait kredi performansı ile beraber değerlendirilir ve bir sorun görülmemesi durumunda limitiniz arttırılır. Bu süreç bankasına göre veya gelir belgenizin ne kadar kısa sürede başvurunuzu değerlendiren ekibin eline geçtiğine bağlı olarak, bir iki iş günü içerisinde sonuçlanacaktır.

İşsizlik Sigortası Nedir Nasıl Başvurulur

Kriz etkilerini hissettirdikçe, çalışanlar olarak haklarımızı öğrenmek elzem bir hale geldi. İş güvencesinin giderek azaldığı bu dönemde işsizlik sigortası daha da önemli hale geldi.

İşsizlik sigortasından bir işyerinden kendi isteği ya da kusuru dışında ayrılan çalışanlar yararlanabilir.

2000 yılından itibaren bu sigortanın tutarı da diğer primler gibi çalışanların maaşlarından SSK'ya yatırılmaktadır. Bu sistemde hem çalışan hem işveren prim için para vermekte olup, devlet de katkıda bulunmaktadır.

Bu sigortadan yararlanabilmek için çalışanın son 3 yıl içinde en az 600 gün işsizlik sigortası ödemesi, işten ayrılmadan önceki son 120 gün çalışıyor olması gerekmektedir.

İşsizlik sigortasından yararlanmak için işten ayrılma bildirgesi ve kimliğinizle birlikte 30 gün içinde İŞKUR'a başvurmanız gerekir. İşverenin de 15 gün içinde başvuru yapma zorunluluğu vardır.

Ne kadar süre işsizlik sigorta ödeneği alabilirsiniz?

# 600 gün prim ödemiş iseniz 180 gün (6 ay)
# 900 gün prim ödemiş iseniz 240 gün (8 ay)
# 1080 gün prim ödemiş iseniz 300 gün (10 ay) sigorta ödeneği alabilirsiniz.

Ne kadar işsizlik sigorta ödeneği alabilirsiniz?

Son 4 aylık prime esas kazançlarınızdan ortalama günlük kazancınız hesaplanır. Bu miktarı ikiye bölünce günlük alacağınız sigorta tutarı bulunur. Fakat bu tutarın alt limiti ve üst limiti vardır. Eskiden en az alacağınız tutar asgari ücretin yarısı iken, şimdi asgari brüt ücretin % 40’ı oldu. En fazla alabileceğiniz tutar ise eskiden asgari ücretin netini aşamaz iken, şu andaki tutar brüt asgari ücretin %80’ini aşamaz durumda. Böylece 2008 yılında işsizlik ödenekleri bir miktar yükselmiş oldu.

Bir önemli nokta; işsizlik sigortası alırken bir işe girmek, İŞKUR’un önerdiği mesleki eğitimlere katılmamak ya da İŞKUR’un çağrılarını dikkate almamak durumunda işsizlik sigortası kesilir.

Aylık ve Yıllık Bileşik Faiz Nasıl Hesaplanır

Bankakampanya olarak amacımız Türk tüketicilerine finansman ihtiyaçlarını karşılarken karşılarına çıkan tercihler arasında karar vermelerine yardımcı olacak konularda veya bu hizmetleri sağlayan finansal kurumlar ile ilişkilerinde ihtiyaçları olan bilgilere kolayca ulaşmalarında yardımcı olmak. Her türlü sorunuz için bize iletişim sayfamızdan ulaşabilirsiniz.

Okuyucularımızdan birinden gelen emailde finansal ürünlerde kullanılan bileşik faiz oranının basit faiz oranına çevrilmesinde kullanılan metot soruluyordu.

Öncelikle basit ve bileşik faiz arasındaki farkı belirtmekte fayda var. Bileşik faiz temel olarak faize yatırılan anaparadan dönem sonunda elde edilen faiz tutarının anaparanın üzerine eklenip, bir sonraki faiz hesabının bu yeni tutar üzerinden aynı dönem ve aynı faiz oranı ile hesaplanmasıdır. Basit faizde ise faiz geliri üzerinden ilave gelir sağlanmaz.

Basit ve bileşik faiz arasındaki farkı bir örnekle anlatabiliriz. Diyelimki anaparanız olan 1000 YTL'yi yıllık %12'lik bir oranla 5 seneliğine faize yatırdınız :

Basit faiz geliri için kullanılan formül aşağıdaki gibidir:

Faiz geliri = Ana para x (1 + (periyot sayısı x faiz oranı)

yani

1,000 x (1+ (5 x 0,12) = 1,600 YTL (600 YTL faiz geliri)

Basit faizle 5 sene sonunda anaparanız 1,600 YTL olacaktır.

Bileşik faiz geliri için ise aşağıdaki formülü kullanırız:

Faiz Geliri = Ana para x (1 + faiz oranı)^periyot sayısı (^ = üzeri)

yani


1,000 x (1,12)^5 = 1,762.34 YTL (762.34 YTL faiz geliri)
Bileşik faizle 5 sene sonunda anaparanız 1,762.34 YTL olacaktır.
Yani 5 senelik bileşik faiz oranımız %76,23'tür.
Bu oranı 5'e bölersek 5 yıllık bileşik faizi yıllık basit faize çevirmiş oluruz:
%76,23 / 5 = %15.24

Bu yeni oranla basit faiz işlemini yapacak olursak yine aynı gelir ulaşırız :
1,000 x (1+ (5 x 0,1524) = 1,762.34 YTL (762.34 YTL faiz geliri)

Ev Hanımlarına Kredi Veren Bankalar

"Ev hanımlığı" herhalde yeryüzünde en zor ve yoğun mesaiye sahip, bununla beraber karşılında alınan ücreti en düşük işlerin başında geliyordur. Hatta bu iş karşılığında çoğu zaman alınan bir bedel bulunmaz. Böyle bir bedel söz konusuysa bile saat ücreti olarak hesaplandığında çok da iyi bir ücreti olduğu söylenemez. Ücretle ilgili bu belirsizlik nedeniyle tüketici finansman ürünleri başvuruları için yapılan kredi risk değerlendirmesi açısından da kredi verilmeye uygun, cazip bir meslek dalı olarak kabul edilmez. Bir çok ev hanımı yaptıkları kredi / kredi kartı başvurularının onaylanmamasından şikayet etmektedir. Bu nedenle ev hanımlarına kredi veya kredi kartı veren bankaların kimler olduğu internette hep bir merak konusu olmuştur.

Yazılarımızda zaman zaman değinmişizdir, tüketici finansmanı ürünleri sunan kuruma geleceğe yönelik gelirler karşılık gösterilerek (bazı durumlarda ek olarak sahip olunan mal varlığı), tüketiciyle kurum arasında bir borç alacak ilişkisi kurulur. Ülkemizdeki ev hanımlarının harcadıkları saat ücreti karşılığının ne olduğu veya yaklaşık sayısal bir bedel yasal platformda kabul görecek şekilde hesaplanmış olmadığından, tüketici finansmanı ürünleri başvuru değerlendirmelerinde kabul edilmeleri çok sık rastlanan bir durum değildir.

Yazımızın bundan sonraki kısmında ev hanımlarına kredi veren bankaları isim isim saymamız malesef mümkün değil; çünkü bu durum, bankaların ekonomik gelişmelere bağlı olarak değişen kredi politikalarıyla beraber sık sık değişikliğe uğrar. İsim verirsek bundan iki yıl sonra şartlar değiştiğinde yalancı durumuna düşeriz. Bunun yerine bu konuda başvuruları değerlendiren tahsis birimlerinin olumlu yanıt vermesine yardımcı olacak birkaç yöntem önermek istiyoruz.

Öncelikle önermek istediğimiz başvuruları mutlaka ilgili bankaların şubelerinden yapmanız gerekiyor. İnternet gibi alternatif dağıtım kanallarından yapılan başvuruların onay oranları konvansiyonel kanallardan, yani şubelerden yapılan başvurulara kıyasla her zaman daha düşük olmuştur.

Ev hanımlarına kredi başvurularında onay almak adına önerebileceğimiz yöntemlerden şüphesiz en kolayı, ev hanımlığı yapılan haneye gelir sağlayan kişilerden kredi sicili müsait olanların gelirlerini belgeleyerek başvuruda bulunan ev hanımına kefil olmaları.

Ev HanımlarıEv hanımlarının kredi veya kredi kartı başvurularında onay almalarına imkan verecek bir başka yöntem de başvuru sırasında mal beyanı. Sıradan bir tahsis elemanı, ev hanımı gibi bir mesleki ünvanla yapılan başvuruya önyargı ile yaklaşabilir. Bunu tersine çevirmek için değerlendirmeyi yapan kişinin sık rastlamadığı bir mal varlığı işe yarayacaktır. Üzerinize kayıtlı mal varlıkları varsa, bunlara ait sahiplik belgesi fotokopisini (otomobil için ruhsat, ev için tapu) başvuruya eklemek kritik önem taşıyacaktır. Bununla beraber sahip olunduğu iddia edilen herhangi bir kira geliri varsa, bu geliri belirtirken tapu fotokopisi ile desteklemek olumlu olacaktır.

Günümüzde kredi / kredi kartı başvuru değerlendirmelerde işin çoğunu karar ağaçları yaparlar. Kredi politikalarını belirleyen birimler tarafından hazırlanan karar ağaçlarını aşabilenlerin başvurularının onaylanması çok olasıdır. Karar ağacını aşabilmek için, başvuruyu değerlendiren kurum başvuru sahibi hakkında ne kadar çok detaylı bilgiye sahip olursa, o kadar iyidir. Bunun için böyle bir borç-alacak ilişkisi kurmayı düşündüğünüz bankada önceden bir mevduat ilişkisi kurmanız çok yardımcı olacaktır. Bu hesabı evin faturalarını ödemek için kullanarak banka ile düzenli bir ilişki kurarsanız, söz konusu banka bir süre sonra siz istemeden bir kredi kartı veya küçük limitli olsa da bir tüketici kredisi sunabilir.

Bankalarda hesap açmanın en riskli tarafı, söz konusu hesaba bankaların dönem içerisinde işlettikleri hesap işletim ücretidir. Günümüzde birçok banka otomatik ödemesi bulunan hesaplardan hesap işletim ücreti almıyor. Hesap açarken bu tür bankaları tercih etmeniz faydalı olacaktır. Aylık düzenli ödemelerinizi bu hesap üzerinden gerçekleştirirseniz, hem parayı yatırmaya gittiğinizde şube çalışanları ile tanışıklığınız olur ve zamanı geldiğinde sizinle ilgili olumlu görüş bildirebilirler, hem de faturayı ödesin diye verdiğiniz kapıcıya para üstünü kaptırmamış olursunuz.

Yazımızın başında da belirttiğimiz gibi ev hanımlarına kredi veren bankalara tek tek saymamız mümkün değil, ancak yukarıda önerdiğimiz yöntemler ile başvurarak kabul edilme olasığınızı arttırabilirsiniz.

EFT Nasıl Yapılır ? EFT Saatleri

Eft (elektronik fon transferi ) farklı bankalara ait şubelerdeki hesaplardan yapılan para aktarma işlemidir.
Eft bankamatik,internet şubesi ,telefon bankacılığı ,banka şubesi gibi yollarla yapılabilir.En iyi yöntem internet şubesini kullanmaktır.Bank Asya ,Türkiye finans Eft için işlem ücreti almaz.Diğer bankalar ise bir miktar ücret alır.Örnek olarak İşbankası 1 lira gibi bir ücret alır.
Eft günün her saati yapılabilir.Eft ile yapılan transfer mesai saatleri içinde yapıldıysa karşı hesaba birkaç saat içinde yada hemen geçer.Bu saatler dışındaki transferler ertesi sabah hesaba geçer.
Eft yapılırken dikkat edilecek en önemli husus eft'nin banka şubesinden yapılmamasına dikkat etmektir.Çünkü şubede yapılan işlem için miktar azda olsa 20-40 lira arası bir ücret istenmektedir.Bankamatikten hesaba havale seçeneği seçilerek kartlı yada kartsız işlemlerden kolayca işlemler yapılabilir.İşlemlerin hızı açısından IBAN numarası kullanılmalıdır.

Havale Nedir EFT Nedir Nasıl Yapılır Eft Saatleri

Öncelikle şunu belirtelim bankanın kendi şubeleri arasında yani banka içinde yapılan para transferleri HAVALE, farklı bankalar arasındaki transferler ise EFT (Elektronik fon transferi) olarak adlandırılır.

  • Bankada hesabınız varsa, bankamatiklerden kartınızı kullanarak yada kartsız işlemlerden hesaba havale yapabilirsiniz. Ekrandan havale işlemlerine girip alıcı hesap bilgilerini girebilirsiniz. Alıcı başka bir banka hesabı ise EFT işlemlerine girmelisiniz. Bankamatikten para transferi yapma işlemi havale ise cüzi bir ücret veya ücretsiz transfer yapılmakta. EFT ise biraz daha fazla ücretler ödemeniz istenmektedir.Bank Asya'da EFT yada Havale ücretsizdir.Havale birçok bankada ücretsizdir.
  • Yine banka hesabınız varsa internet şubesi kullanarak havale veya EFT yapabilirsiniz. İnternet bankacılığı için banka müşteri hizmetlerini arayıp şifrenizi alabilirsiniz.Banka içindeki havale işlemlerinden pekçok banka ücret almamaktadır ama alanlarda bulunmakta. EFT işlemlerinden ise cüzi bir ücret almaktalar, bazı bankalarda ise internetten EFT işlemleri ücretsizdir.
  • Alıcının bir hesabı yoksa isime EFT yapabilirsiniz alıcının nüfus bilgilerini girdiğinizde para istediğiniz şubeye ilgili alıcının alabileceği şekilde transfer edilir. Alıcı transfer yaptığınız şubeye gidip nüfus kağıdını göstererek parasını alabilir.

Yukarıda bankamatik ve internetten yapmaktan bahsettik.

  • Bu havale ve EFT işlemlerini bankaya girip vezneden yapmak isterseniz. O zaman bankaların havale ve EFT tarifleri ile karşılaşırsınız. Ve sadece 100 ytl yatırmak için bile 20-50 ytl masraf çıkarılabilir. Bu sebepten vezneden bu işlemleri yapmak pek karlı gözükmemekte. Hiç çıkarınız yoksa banka hesabı ve internet şubesi olan bir arkadaşınızdan yardım alıp parayı ona verebilirsiniz.

World Card'la Hesaba Havale Eft Para Transferi Çok Kolay

Worldcard'ınızla para aktarımı yapmak çok kolay!
Artık Worldcard'ınızdan tek bir işlemle EFT yapabilir,
Yapı Kredi'deki vadesiz hesaplara 7 gün 24 saat
dilediğiniz an para aktarabilirsiniz.

Worldcard'ınızdan hesaba para transferi yapmak için,

KKB Kaydı Sorgulama Hatalı Kayıt Nasıl Silinir ?


Diyelim ki bir banka şubesine gittiniz ve kredi talebinizi müşteri temsilcisine ilettiniz. Müşteri temsilcisi halk arasında kara liste olarak da bilinen KKB sistemine giriş yaparak daha önce hakkınızda negatif kredi kaydı olup olmadığını kontrol eder. Eğer daha önce başka bir bankadan kullandığınız krediyle ilgili bir sorun varsa banka yetkilisi size problemi "KKB kayıtla


Diyelim ki bir banka şubesine gittiniz ve kredi talebinizi müşteri temsilcisine ilettiniz. Müşteri temsilcisi halk arasında kara liste olarak da bilinen KKB sistemine giriş yaparak daha önce hakkınızda negatif kredi kaydı olup olmadığını kontrol eder. Eğer daha önce başka bir bankadan kullandığınız krediyle ilgili bir sorun varsa banka yetkilisi size problemi "KKB kayıtlarınızda sorun gözüküyor" veya "bir başka banka kullandığınız kredide problem gözüküyor" şeklinde aktarır. Banka yetkilisi sorgulama sırasında sorunlu kaydın hangi banka tarafından yaratıldığını göremez.

KKB'ye başvurup sorunlu kaydın hangi banka ait olduğunu öğrenebilir miyim ?

Hayır! Sır kapsamındaki kişisel bilgilerinizin güvenliği açısından KKB'ye doğrudan ulaşarak bilgi almanız kesinlikle mümkün değildir. Yani KKB'nin soruna konu olan kaydınızı ya da kayıtlarınızı KKB'ye şahsen telefonla, e-posta mesajı ya da faksla yapacağınız başvurularınız üzerine belirleyerek size bilgi verme olanağı ve yetkisi bulunmamaktadır. Sorununuz ne olursa olsun size yardımcı olabilecek tek kurum yeni kredi başvurusu yaptığınız KKB üyesi kuruluştur. Bu KKB üyesi kuruluş haricinde hiçbir diğer kuruluş size bu konu hakkında bilgi veremez.

Sorunlu kredi kaydım yok, hatalı KKB kaydımı nasıl düzeltebilirim ?

Eğer gerçekten daha eski bir döneme ait sorunlu bir kredi kaydınız olmadığına eminseniz, isim benzerliği veya bu tip sebeplerle sizin adınıza hatalı bir kayıt yaratıldığını düşünüyorsanız, tarafınıza sorunlu kayıt ile ilgili bilgi verilmesi için kredi başvurusu yaptığınız kuruma bu talebinizi iletmeniz gerekmektedir.

Şube yetkilisi kısaca MİDES (Müşteri itirazları değerlendirme sistemi) olarak adlandırılan özel bir sistem aracılığıyla söz konusu sorunlu kaydın gerçek durumunu, kaydı paylaşıma açmış KKB üyesinden kısa sürede öğrenerek sizi bilgilendirecektir. Bu sistem sayesinde eğer size ait bir kaydın içerdiği bilgilerde yanlışlık olduğu ya da isim benzerliği sebebiyle başkasına ait sorunlu bir kaydın sizin kayıtlarınız arasında karışmış olduğu belirlenirse, gereken düzeltme işlemi bu kayıtları paylaşıma açmış olan KKB üyesi kuruluş tarafından en kısa sürede düzeltilecek ve kredi başvurunuz yeniden değerlendirelecektir. KKB'nin, üyelerinin paylaşıma açmış oldukları bilgiler üzerinde herhangi bir değişiklik ya da yorum yapma yetkisi bulunmamaktadır.

KKB kaydım ne zaman kendiliğinden silinir ?

KKB üyesi kuruluşların KKB sisteminde paylaşıma açmış oldukları hesap kayıtları, kapanış tarihlerinden itibaren 5 yıl süreyle paylaşımda kalmaktadırlar.

“İdari Takip” ya da “Kanuni Takip” kodu ile kapanmış olan hesaplar da tüm borç ödenmiş olsa dahi, kapanış tarihlerinden itibaren 5 yıl süreyle ilgili kod (“İdari Takip” ya da “Kanuni Takip” kodu) ile paylaşımda kalacaklardır ve bu kayıtların “borcun ödenmiş” olması gerekçesiyle paylaşımdan çıkarılmaları mümkün değildir.

EFT Sistemi Nasıl Çalışır


Nedir?

EFT Sistemi bir bankadan diğerine Türk Lirası cinsinden ödeme gönderilmesini sağlayan elektronik ödeme sistemidir. EMKT Sistemi ise bir bankadan diğerine devlet tahvili ve hazine bonosu gibi menkul kıymetlerin aktarılmasını sağlayan sistemdir. Her iki sistem de gerçek zamanlı olarak çalışır, yani işlemler anında yapılır.

Sistemler sadece TL cinsinden ödemeler ile menkul kıymetlerin aktarılmasını ve hesapların mutabakatını (kesinleştirilmesini) sağlamakla kalmaz; çeşitli raporların alınmasına ve ihale teklifi, genel duyuru gibi haber nitelikli mesajların kullanılmasına da olanak verir.

EFT ve EMKT sistemleri birbirleriyle tümleşik olarak çalıştıklarından ve ortak bir arayüz üzerinden erişildiklerinden genellikle tek sistem olarak EFT-EMKT Sistemi olarak adlandırılırlar.

Neden gerekli ve önemli?

TCMB, bu tür sistemlerin ülke ekonomileri üzerindeki olumlu etkilerini göz önüne alarak bankacılık sektörü için gerekli gördüğü EFT Sistemini gerçekleştirmiştir.

Bir ülkede sağlıklı, güvenli, risksiz ve süratli çalışan bir ödeme sistemi yalnızca genel anlamda ülke ekonomisi, mali sistem ve para politikası yönünden değil; aynı zamanda ekonomik dünyanın içerisinde yer alan kuruluşlar ve bireyler için de önem taşımaktadır.

Ödeme sistemlerinde oluşabilecek herhangi bir tıkanıklık zincirleme olarak, bankaları, üretim sektörünü, bireyleri ve sonuçta ülke ekonomisinin çalışmasını etkileyebilir. Dolayısıyla, normal koşullarda varlığı hissedilemeyen bu altyapı, ülkemiz için stratejik öneme sahiptir.

Eğer bu sistem olmasaydı, EFT Sisteminde bir günde dolaşan milyarlarca Türk Lirası ya fiziksel olarak dolaşacak ya da bankalar arasındaki havale talimatları yoluyla hesaplara en az bir gün süreli bekleme ile geçebilecekti. Oysa EFT Sistemi sayesinde bankalar ile banka müşterileri hesaplarındaki parayı ve para hareketlerini anlık olarak izleyebilmekte, böylece yatırımlarına süratle yön verebilmektedirler.

Ülkemizde gurur duyabileceğimiz bir uygulama, diğer bir çok ülkeden farklı olarak EFT Sisteminin düşük tutarlı müşteri işlemlerini de içerecek şekilde geniş bir kullanıma ulaşmış olması ve özellikle telefon ve internet bankacılığı işlemlerinde bir çok bankamızın müşterilerine ücretsiz EFT yapma imkanı sağlamasıdır.

Bugün, EFT Sisteminin sayesinde kuruluşlar ve bireyler, bankalarının kendilerine sunduğu telefon bankacılığı ve internet bankacılığı hizmetlerini kullanarak, diğer şahıslara yönelik ödemelerini, kredi kartı borçlarını, telefon, doğalgaz, elektrik, su, yakıt, okul taksidi gibi bir çok türdeki ödemelerini günü geldiğinde, anında ve herhangi bir ücret ya da komisyon ödemeksizin gerçekleştirebilmektedirler.

Ne zaman kuruldu?

EFT Sistemi, kendi alanında dünyadaki erken örneklerden biri olarak 1 Nisan 1992’den beri işlemektedir. Teknolojideki gelişmeler ve artan gereksinimler nedeniyle sistem yeni özelliklerle geliştirilmiş ve ikinci kuşak EFT sistemi (EFT-II) 24 Nisan 2000’de devreye alınmıştır.

EFT-II sistemiyle birlikte çalışan ve bu sayede menkul kıymetlerin ödeme karşılığında teslim edilerek el değiştirmesine olanak sağlayan EMKT sistemi ise, türünün dünyadaki sayılı örneklerinden biri olarak 30 Ekim 2000’de hizmet vermeye başlamıştır.

Nasıl çalışır?

Kurumlar ve bireyler bir bankadan diğerine ödeme göndermek istediklerinde EFT Sistemini kullanırlar.

Diyelim ki, siz hesabınızın bulunduğu A Bankasına giderek, B Bankasında hesabı olan bir şahsa ödeme göndermek istiyorsunuz (Bkz. Şekil, Adım 1).

A Bankası, işlemi gerçekleştirmek için EFT Sistemine gönderici ve alıcı bilgileri, ödeme tutarı gibi gerekli bilgileri içeren bir ödeme mesajı yollar (Adım 2).

EFT Sistemi gelen mesajı anında işleme koyar. A Bankasının EFT hesabında yeterli bakiye varsa, ödeme tutarı birkaç saniyede A Bankasından B Bankasına aktarılır (Adım 3). Gönderen bankanın EFT Sistemindeki hesap bakiyesi bu ödeme için yeterli değilse, ödeme mesajı bekleme kuyruğuna konur.

B Bankası gelen ödemeyi alıcının hesabına kaydeder (Adım 4). EFT Sisteminde işlemler çok hızlı gerçekleşmekle birlikte, bazen A ve B Bankalarının bu havaleyle ilgili yaptığı işlemlere ve dahili uygulamalara bağlı olarak müşterilere yansıyan gecikmeler olabilmektedir.

Sistem bir alacaklandırma sistemidir. Başka bir deyişle, bir banka EFT sistemini kullanarak başka bir bankanın hesabına para yollayabilir, ancak başka bankanın hesabından kendi hesabına para çekemez.

Sistemde mutabakatı yapılmış (hesabı kesinleştirilmiş) mesajı iptal etmek mümkün değildir. Herhangi bir işlem hatası yapılması durumunda, A ve B Bankalarının karşılıklı anlaşması gerekir.

Ne zaman çalışır?

EFT-EMKT Sistemi, resmi tatil günleri dışında hafta içi her gün 8.00 - 17.30 saatleri arasında çalışır. Yarım işgünlerinde sistem saat 13.00’te kapanır.

Sistemlerde bulunan “aşamalı gün sonu” olanağı sayesinde çeşitli işlemlerin işgünü boyunca farklı saatlerde sona erdirilmesi mümkündür. Aşamalı gün sonuna ilişkin düzenlemeler TCMB tarafından yapılır.

Kullanım ücreti ne kadar?

Merkez Bankasının, TL ödemeleri ve menkul kıymet işlemleri için EFT-EMKT Sisteminin katılımcısı olan bankalardan aldığı ücretler oldukça düşüktür. Tutarı 6.000 TL’den az olan ödemeler için alınan ücret 15 Kr (en düşük ücret), tutarı 544.000 TL ve üzerinde olan ödemeler için 13,60 TL’dir (en yüksek ücret). Tutarı bu iki değer arasında kalan ödemelerden alınacak ücret tutara bağlı olarak hesaplanır. Ödemelerle ilgili haber nitelikli mesajlardan en düşük mesaj ücreti (15 Kr) alınır. (2009 yılı ücret tarifesine göre)

Öte yandan, sistem katılımcısı olan bankalar, özellikle nakit hareketlerine ilişkin masraf ve risklerini de göz önüne alarak müşterilerine farklı ücret tarifeleri uygulayabilmektedir.

Sorumlusu kim?

EFT-EMKT Sisteminin sahibi olan TCMB aynı zamanda sistemlerin işletimini de yapmaktadır. TCMB, kendisine 25.4.2001 tarih, 4651 sayılı kanun ile değişen 1211 sayılı TCMB Kanununun verdiği yetkiyle ödeme sistemlerinin kullanımını yaygınlaştırmak, sistemlerin kesintisiz işlemesini ve denetimini sağlayacak düzenlemeleri yapmak, sistemlerin güvenilirlik ve etkinliklerini artırmak ve sistemleri gereksinimler doğrultusunda geliştirmek amacıyla bu konudaki her alanda çalışmalarını sürdürmektedir. Bu çerçevede, EFT-EMKT Sisteminin uluslararası ödemelerin mutabakatlarıyla ilgili üst kuruluş olan BIS tarafından saptanmış bulunan Temel İlkeler ile uyumlu olması için de çalışmalar yürütmektedir.

Kimler üye olabilir?

Sisteme, Bankacılık Kanunu uyarınca Türkiye'de faaliyette bulunan bankalar katılabilirler.

Sisteme katılmak isteyen kuruluşların:

· Sisteme katılmak için TCMB'ye, gerekli donanım ve yazılımları edinmek için TBB'ye yazılı olarak başvurması,

· EFT-EMKT Sistemi Katılımcı Taahhütnamesini imzalaması,

· TCMB nezdinde hesabının bulunması,

· Kullanacağı donanımın İşletim Birimi tarafından onaylanmış olması,

· Sisteme katılabilmek için gerekli altyapıyı tamamlamış olması,

· TCMB tarafından belirlenen test takvimi ile katılım tarihine uyması ve testlerde başarılı olması

gerekmektedir.

Bankaların EFT-EMKT Sistemine erişimlerinde arayüz görevini yönlendirici özel bir sistem yerine getirir. EFT-EMKT Sistemi yönlendirici sisteme doğrudan bağlıdırlar. Katılımcı bankalar ise yönlendirici sisteme özel iletişim ağı üzerinden bağlıdırlar. Böylece katılımcılar tek bir bağlantı bilgisayarı ve hattı kullanarak EFT-EMKT Sistemine erişirler.

Ocak 2009 itibarıyla sistemlerin üye sayısı TCMB dahil 48’dir.

Diğer ödeme araçları nelerdir?

EFT Sistemi TL cinsinden ödemeler için kullanılır. Para dışında başka ödeme araçları da vardır: Çekler ve kredi kartları gibi. Bu ödeme araçları için de yurdumuzda ödeme sistemleri bulunmaktadır. Örneğin bankalar arasında çek takasına olanak sağlayan takas odaları sistemi ile BKM (Bankalararası Kart Merkezi) tarafından yürütülen kredi kartı ödemeleri sistemi de birer ödeme sistemidir.

İşlem hacmi (sistem üzerinde hareket eden para miktarı) göz önüne alındığında, EFT sisteminin yurdumuzun önde gelen ödeme sistemi olduğu anlaşılır. Ödeme sistemlerinde gerçekleşen yıllık ödeme adet ve tutarları aşağıda örneklenmiştir.

İşlem adedi
(milyon)

İşlem tutarı
(milyar TL)

2003

2004

2005

2006

2007

2008

2003

2004

2005

2006

2007

2008

EFT-EMKT Sistemi

44

60

78

94

107

120

4.687

5.697

7.844

15.050

18.041

21.919

BTOM Sistemi

27

25

24

24

25

23

110

132

156

188

220

234

BKM Sistemi

830

1.134

1.300

1.334

1.444

1.554

39

65

85

108

141

169

Ödeme sistemlerinin gelişimi ne yönde?

Ödeme sistemlerinin dünyadaki gelişimine baktığımızda, ekonomik ve teknik açıdan gelişmiş olan bütün ülkelerin, yüksek tutarlı ödemeleri aktarmak için bizim EFT sistemimiz gibi gerçek zamanlı birebir mutabakat ilkesiyle çalışan ödeme sistemleri kurduğunu görmekteyiz.

Avrupa Birliği’ne üye ülkeler de parasal birliğe geçiş öncesinde gerçek zamanlı birebir mutabakat ilkesiyle çalışan ödeme sistemleri kurmuşlardır. Bu ödeme sistemlerini birbirine bağlayan ve TARGET adı verilen ödeme sistemi sayesinde Avrupa Para Birliğinin yeni para birimi euro (€) cinsinden ödemelerin ülke sınırları ötesine hızla ve kolayca gönderilmesi mümkün olmaktadır.

Ülkemiz, Avrupa ülkelerinin çoğundan önce bir gerçek zamanlı birebir mutabakat ilkesiyle çalışan ödeme sistemi kurmuş bulunmaktadır.

Ayrıca, gelişmiş ülkelerde gerçek zamanlı ödeme karşılığı teslimat (ÖKT) ilkesiyle çalışan menkul kıymet sistemleri için hedef 2003 yılı iken, ülkemizde bu sistem 2000 yılında kurulmuştur.

EFT Sistemine ilişkin rakamlar

EFT Sisteminin işletime geçtiği 1992 yılı boyunca sistemde toplam 534.853 işlem gerçekleşmiştir. Yıllar geçtikçe EFT’nin tüm bankalar arası ödemeleri kapsamına alması ve müşteri bankacılığı alanında yaygın bir kullanıma ulaşması sonucunda, yıllık işlem adedi önemli oranda artmış ve bu rakam 2008 yılı için 120.144.136 işleme ulaşmıştır.

Parasal değerler yönünden bakıldığında ise 1992’de 1,8 milyar TL (1992 yılı ABD Doları karşılığı 267 milyar) olan bu değer; 2008 yılı sonunda 21.919 milyar TL (2008 yılı ABD Doları karşılığı 16.893 milyar) değerine ulaşmış bulunmaktadır.

Ödeme Sistemlerinde Temel İlkeler

Kim belirledi?

Temel ilkelerin ana başlıkları nelerdir?

Nedir? Ne değildir?

"Mali sistem açısından önemli" ne demektir?

Kimleri ilgilendirir?

Merkez bankalarına düşen görev nedir?


Kim belirledi?

Ödeme sistemleriyle ilgili temel ilkeler, uluslararası ödemelerin mutabakatlarıyla ilgili üst kuruluş olan ve “merkez bankalarının bankası” olarak nitelendirebileceğimiz Uluslararası Mutabakat Bankası BIS’in Ödeme ve Mutabakat Sistemleri Komitesi (CPSS) tarafından ödeme sistemleri alanındaki gelişimin izlenmesi, sorunların saptanması ve çözüm yollarının araştırılması amacıyla yürütülen çalışma sonucunda geliştirilmiştir. (Temel İlkelerin ana sayfasına erişmek için tıklayın)

Nedir? Ne değildir?

Temel İlkelerin amacı

· iyi bir ödeme sisteminin içereceği işlevleri belirlemek değildir.

· ödeme sistemi kurmak için izlenecek sürecin tüm adımlarını tanımlamak değildir.

· iyi bir ödeme sisteminin uyması gereken “evrensel ilkeleri” ortaya koymaktır.

Kimleri ilgilendirir?

Bir ülkedeki tüm ödeme sistemlerinin temel ilkelere uyması şart değildir. Ancak, “mali sistem bakımından önemli” olarak tanımlanan ödeme sistemlerinin temel ilkelere uyması, mali sistemin etkin çalışması açısından büyük önem taşımaktadır.

Temel İlkeler, bu tür ödeme sistemlerinin tasarımcılarını, işleticilerini, gözetimcilerini doğrudan; katılımcılarını ise dolaylı olarak ilgilendirir.

Temel ilkelerin ana başlıkları nelerdir?

I. Sisteme ilişkin sağlam bir hukuksal altyapının bulunması

II. Sisteme ilişkin risklerin kurallar ve yordamlar aracılığıyla açıkça tanımlanması

III. Sistemdeki kredi ve likidite risklerinin etkin yönetilmesi

IV. Mutabakatın ödeme gününde kesinleşmesi

V. Çok taraflı netleşmelerde mutabakatın gününde tamamlanması

VI. Mutabakat parasının güvende olması

VII. İleri düzeyde güvenlik ve işlemler açısından güvenirlik sağlanması

VIII. Sistemin pratik ve verimli olması

IX. Adil katılım hakkı sağlaması

X. Sistem yönetiminin etkin ve saydam olması

"Mali sistem açısından önemli ne demektir?

Bir ülkede birden çok ödeme sistemi bulunabilir. Çalışmaması halinde

· Ulusal mali sistem çapında bir riske yol açabilen, ve

· Ülke ekonomisini anında etkileyen

ödeme sistemleri “mali sistem açısından önemli“ olarak nitelendirilir.

Temel ilkeleri uygulamada merkez bankalarının görevi nedir?

Temel ilkelerin mali sistem bakımından önemli olan ödeme sistemlerine uygulanmasında merkez bankalarına düşen görevler şunlardır:

A. Ödeme sistemlerinin hedeflerini belirlemek ve açıklamak

B. İşlettikleri sistemlerin temel ilkelerle uyumluluğunu sağlamak

C. İşletmedikleri sistemlerin de temel ilkelerle uyumluluğunu denetlemek

D. Diğer ilgili ulusal ve uluslararası yetkili taraflarla işbirliği yapmak